Dünya'nın Haberleri Bu kentte

Arama :  
Tavsiye Et Günün Haberleri Ana Sayfam Yap Sitene Ekle Seri İlanlar İletişim Künye

 

 
 
 
 Namaz Vakitleri

 


 
 
 
 
 
 
 
 

 

Nuran KESEN
24 Mart 2014 Pazartesi
Başbakan R.T. Erdoğan'a ithafen..


  Ben seni hiçbir zaman çok sevmedim, alkışlamadım. Hatta sana duyulan o garip sevgiyi anlamlandıramadım. Seni sevenleri, senden umarsızca nefret edenleri izledim uzun süre. Hepsinin kendi pencerelerinden ne kadar haklı, ne kadar kör olduğunu gördüm. Bir evlat, bir baba, bir lider, bir insan olarak her zaman seni merakla izledim, izlemeye çalıştım. Seni sevmeyi bilmiyor iken senden nefret etme nedenlerini incelemeye başladım. İzledikçe gördüklerim anlamsız ve mana dışı geldi anlam bilgime çünkü her yapılan icraatın ve fiiliyatın bir anlam ve manası olmalıydı benim bildiğim kadarı ile.
  Eğer; senden nefret etseydim ‘ben idealist bir insanım’ deseydim kendime karşı gerçek anlamda samimi olsaydım senin ve yol arkadaşlarının yaptığı projelere hayatımda asla yer vermezdim çünkü ben idealist ve sözünün arkasında duran biriyim derdim.  
 Senin yapımını desteklediğin ve açılışını yaptığın statta maç izlemeye sizin yaptığınız metro hattı ile gidip birde oradaki suçsuz ve tarafsız insanları hakaret küfür ve psikolojik tacizle rahatsız ederek gitmezdim. Ben taraftarım her şeye vardır hakkım deme hadsizliğini gösterecek kadar hatsız olsam da.
Sen atalarından kalan bir hayali denizi alttan geçmeyi hayallerin arasına alıp üstelik birde gerçekleştirip bana bu imkanı sunsan da o denizi asla alttan geçmezdim. Senin zihniyetini sevmeyen dedelerim gibi eski usulü kullanmaya devam ederdim. Çünkü bu benim asla kabul etmediğim senin dedelerinin ve senin hayalinde. Metrobüse, metro'ya binip sen yasak ettiğin için içip içip kafayı bulup yine sana küfür hakaret aşağılamalar ile seyahat etmezdim. Çocuğumu okula gönderirken senin ekibinin dağıttığı kitapları aldırmazdım.Birde akıllı tahta ve tablet bilgisayarı hiç kullandırmazdım, senin zihniyetin ve teknoloji haddinizi bilin derdi büyüklerim. Sen yokken tebeşir ve kara tahta bize yeterde artar der çocuklarımı onlarla okutmaya devam ederdim.
 Hastanelere gittiğim zaman istediğim doktoru seçmez, nerede kuyruk  varsa orada sıraya girer cebimde para yoksa ilaç almaz hastaneye gitmez patronumun sigorta pirimini yatırmış olması için içten içe dua ederdim.
Hasta haklarından feragat ederdim. Sen haktan anlamazken hangi cüretle bana hak verirdin. Sigara içilmeyen yerlerde oturmaz sigara içmesemde duman altı yerlerde otururdum. Senden nefret etmem için sayacak o kadar şey varken sen durmadan yenilerini ekledin nefret nedenlerime.Ben ve benim zihniyetim nefret biriktirelim diye durmadan yeni yeni şeyler yapıyorsun ya daha çok nefret etmem için, sen bu şiddetli duyguyu hak ediyorsun!
 Birde seni çok sevenler var: sana seni çok sevdim demeleri için elin açıldı semaya başın eğildi secdeye. Herkes yıllarca dinime küfrün “medeni” olmak olduğunu sanırken bununla körpe zihinleri yıkarken sen yine haddini bilmedin “Kefen giydim Allahtan başka yoktur emir verenim” dedin. Üstelik hizmetçi muamelesi gören çoban aşağılaması yapılan Vatandaşıma, efendi değil hizmet için geldim deme cüretini gösterdin.
Ezeli düşmana “One Minute” diyecek yüreğin ile beşeri dünyaya başı dik durup bizleri de başı dik mağrur durmaya davet ettin, ettin de biz yanlış anladık kibir oldu buda ilk isyanı yine yaptık sana.
Asla takdir etmeyenler sana kızsa da, senden vazgeçemeyen ve sana gücenemeyenlerde var bu dünyada.
  İstanbul’la başladın insanını tanımaya kendini tanıtmaya. Hizmet etmeyi hizmet almayı bilmeyenlere bunu öğrettin. Çöp dağlarının, çamur akıtan çeşmelerin bitmek üzere olan bir ülkenin  kader olmadığını ülken insanına anlattın yaşattın. Sen yaptıkça sevgiler nefretler uçlara gitti birde biz izleyenler vardı. Seni çok sevenler, hiç sevmeyenler, seviyorum demeye çekinenler vardı. Herkese bir iz bir his hediye ettin kendinden.
  Ve bana seni sevmeyi, yüreğimde bir insan, bir evlat, bir baba olarak sana sevgi ve saygı beslemeyi seni sevenlerden değil senden körü körüne nefret edenler öğretti.
  Aslında ortak olan yanlarımızdan hoşnuttum. Bir İmam-Hatiplinin orada oturmasından ilk geldiğin günden beri yüreğimde güzel bir yer edindirdi sana.Eşini başörtüsü ile her yanında gördüğümde ayrı bir huzur sarardı yüreğimi söze dökülmeden yüreğin derininde bir mutluluktu benimki. Sokakta bile mimli gibiydik nefsimizi kalbimizi onurumuzu düşünmeden bizleri asimile etmek uğruna ellerinden geleni yapanlara en güzel cevaptın sen. Bazımız yenildi, bazımız ötekileştirildi hepimiz bir şeylerden olduk hayatlarımızda. Gençler kızlarımızdan öcü diye uzak kaldı, kızlarımız kabul görme uğruna değerlerini unuttu. İnanmak cehalet gericilik utanç kaynağı diye işlendi körpe zihinlere. Rabbimin emrini ona karşı durarak sanki ona iman edenler değilmiş gibi unuttuk birde savaşa durduk. Sen yüreklerde ve zihinlerde bir uyanışa sebep oldun. Yetim yüreklere ayrı bir sıcaklık verip aldın ayazda kalmış yürek burukluğunu. Ömer’in adaleti gelemezdi bu düzeni bozuk zamanda ama sen yinede yine de devam ettikçe bizlere de devam etme yüreğini geri kazandırdın. Bazen hayal ederdim bir gün, şimdi vazgeçtiğim başörtümü hakkını vererek imanımın gücüyle tekrar takarak o kapıda başı dik giren olacağım diye.
Küçük kızın bazen burukluğum olurdu. Ona imrenirdim ara sıra. Babam yaşasaydı, kız evlat olarak babamla yaşasaydım biliyorum ki ne yaparsa yapsın yanından ayrılmazdım. Eminim ki babamın kızı olurdum. Gönlümde dik duran, inancı ve inandıkları uğruna Allahtan başkasına boyun eğmeyen, bizleri başı dik onurlu yetiştiren bir baba hayali vardı zihnimde. Küçük kızını ne zaman yanında görsem derinlerde ince bir sızım ve keşkem aklıma vurur. Keşke babamla bir anım olsaydı diye. Gün gelirde seninle tanışırsam eğer kızını yanında görmek istemem bu küçük imrenme hüznüyle.
  Bana sorarlar aynı yolda yürüyüp neden imzanı atmazsın diye, bende birgün ondan alıcam üyeliğimi derim hepsine samimiyetle. İnanmazlar, hayal yada kaçamak cevap sanırlar ama inanmadığım sözü söylemediğimi bilmeyenlerdir beni tanımayanlar. İkimizde aynı yere doğru giden aynı imanı paylaşan kuluz, ben bu isteğimi hiçbir kuldan beklemedim. Yüreğimden ince ince okuyup ellerimi ona açarak dua ile ondan istedim. Onunla tanışmak isterim diye.
Tanıştığımızda seninle şunu söylerim ben seni “bir kız evlat sevgisiyle sevdim”
Bu Yazı Toplam 1804 Defa Okunmuştur
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı
 

İstanbul Arnavutköy'de Satılık Arsaların Fiyatları
İstanbul Arnavutköy'de Satılık Arsaların Fiyatları

Hem Çiğnenen Hem de Yemeklere Lezzet Veren Sakız
Hem Çiğnenen Hem de Yemeklere Lezzet Veren Sakız

Muhteşem kampanyalar Digitürk’te sizleri bekliyor
Muhteşem kampanyalar Digitürk’te sizleri bekliyor

Aygünler Mobilya Küçükkö'de!
Aygünler Mobilya Küçükkö'de!

Gökkuşağı Hipermarket Büyüyor
Gökkuşağı Hipermarket Büyüyor

Başbakan Hastaneye Kaldırıldı
Başbakan Hastaneye Kaldırıldı

Brüksel'de silahlı çatışma
Brüksel'de silahlı çatışma

Stad Kana Bulandı
Stad Kana Bulandı

Erdoğan Fildişi sahilinde
Erdoğan Fildişi sahilinde

Acımasızca infaz ettiler
Acımasızca infaz ettiler

 
 
Tüketici Haklarınızı Biliyor musunuz?
Evet, biliyorum.
Hayır, bilmiyorum.
Öğretilmediği için bilmiyorum.
İhtiyacım olduğu zaman öğreniyorum.
Hiç ilgilenmiyorum.
Ahmet Kekeç
Şimdi de Suriye Kürtleri mi çıktı başımıza?
İbrahim Karagül
Kaza ya da sabotaj çıkarsa ne olacak?
Prof.Dr.Murat GENÇBAY
KALP HASTALIKLARI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Nuran KESEN
Başbakan R.T. Erdoğan'a ithafen..
   Tüm Yazarlar
 
 

 

 :: Ana Sayfa :: Günün Haberleri :: İletişim

  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: +90 212 667 66 66  |  Faks: +90 212 476 44 88  |  Destek: marmarayayingrubu@gmail.com
Sayfa Üretimi: 0.7899
Haberler artık Outlook'ta