Dünya'nın Haberleri Bu kentte

Arama :  
Tavsiye Et Günün Haberleri Ana Sayfam Yap Sitene Ekle Seri İlanlar İletişim Künye

 

 
 
 
 Namaz Vakitleri

 


 
 
 
 
 
 
 
 

 

Mustafa Göktaş
08 Mart 2010 Pazartesi
Devlet Memuru İnternet de yazabilir mi?

Sabah sabah bu başlıkta bir haber okudum. Çok internet haber sitesinde ve gazetede yer almıştı. Sağ olsun Takvim Gazetesi sosyal güvenlik uzmanı çok ince bir şekilde soruya yanıt vermiş. Buda tüm basına yansımıştı.

 

Ben işin başka boyutlarını buradan ele alacağım.

 

Doğrumu, eğrimi ona siz karar verin..

 

Devlet memuru, adı üzerinde devletin memuru..

 

Yani yasalar ile devlete bağlı iş yapan, bulunduğu konumda ve birimde devletin işini yapmak ile mükellef bir kişi.

 

Bir işi var yan.

 

Devlet memuru ama statüsü ne?

 

Polis, Asker, Öğretmen, Doktor, Hemşire, Ebe, İdari müdür, Hastane müdürü, İl müdürü, Şube müdürü, Genel müdür, Müsteşar, Daire başkanı, Vali Yardımcısı, Kaymakam, PTT müdürü…. Velhasıl bu listeyi uzatmak mümkün… Çünkü hepsi devlet memuru statüsünde…

 

Hatta İlgili Bakan, Başbakan, cumhurbaşkanlıklarının Basın danışmanı ve müşavirleri de devlet memuru.

 

Dışardan atansa bile oraya geldikten sonra devlet memuru.

 

Sivilde hareket ettiği gibi hareket edemez.

 

Yasalar var, kanunlar var. Devletin işi ile özel sektörü karıştıramaz.

 

Neyse…

 

Bu konuya şöyle temas ettikten sonra, esas konuya döneyim…

 

Ne diyor muhterem?

 

Devlet memuru internet de yazabilir mi?

 

Aslında Gazetede köşe yazabilir mi, bir gazetede yâda medya kuruluşunda fahride olsa çalışabilir mi, Radyoda, TV ekranında haber sunabilir mi, Program yapabilir mi diye sormak daha doğru olurdu.

 

Ayrıca bu ETİK olur mu diye sormak gerekirdi…

 

Neden diyeceksiniz?

 

Efendim Her işin bir kuralı, ahlaki ölçüleri var.

 

Sen devlet memuru gömleğini üzerinde taşıyacaksın, ahbap çavuş misali bir kısım medyada yer kapıp orada işine geldiği gibi köşe yazacak, fikir beyan edecek, ahkâm keseceksin?

 

O zaman bırak devlet memurluğunu gir medyaya orada çalış.

 

Özel sektörde medyada çalışan bir gazetecinin, bende gideyim, Valinin, Emniyet müdürünün, Hastane müdürünün, Sağlıkçının, Ebenin, Hemşirenin, Öğretmenin, Nüfus müdürünün, gideyim, bu gün işini yapayım, deme hakkı var mı?

 

Olamaz.

 

Devlet işi ayrı…

 

Özel sektör işi ayrı…

 

Öyle olmasa 657 sayılı kanunu niye çıkarmışlar?

 

Olsun Kanun var ama uygulayan yok. Yada var ama delecek elli çeşit bahane ve uydurulacak elli çeşit kılıf var.

 

Ve bir bakıyoruz yerel gazetede, bir bakıyoruz bölge gazetelerinde, bir bakıyoruz anlı şanlı yaygın medyada köşe tutmuşlar, resimlerini de yayınlayarak, isimlerini de yayınlayarak köşe yazıyorlar. Fikir beyan ediyorlar. Yorum yapıyorlar. Hem de Spordan, sanata, ekonomiden, sosyal hayata… Zaman zaman yıkama yağlama, aklama, paklama yazıları da yazıyorlar.

 

Genelde bu yıkama yağlama, aklama paklama ve pohpohlama yazılarını çalıştıkları kurumun amirine hitaben, bulundukları ilçedeki kaymakama, ildeki valiye, emniyet müdürüne, il müdürüne, bakana, müsteşara hitaben yapıyorlar…

 

Emin olun böyle.

 

Adamlar devlet memuru.

 

Yukarıdakini allayacak pullayacak ki, rahat etsin.

 

Ayrıca UCUZ köşe yazarlığı ve gazete muhabirliği sürsün.

 

Böyle yapmaz ise nasıl kıvıracak bu işleri?

 

Gidin bakın bu gazetelerde köşe tutan, medyada yer edinmiş DEVLET MEMURU takımının iş yaptığı dairelere el ense çekiyorlar, ANTEBİN HAMAMLARI şarkısını söyleyip, kenarda köşede gezip iktidarda da kim varsa ona şak şak yaparak vakit öldürüp, devletten maaşlarını alıyorlar.

 

Ben size bu şekil 20 kişi sayarım.

 

Benim saymama gerek yok.

 

Devletin valisi, Kaymakamı, İl müdürü başta olmak üzere, Müsteşarı, Bakanı, Başbakanı’nın buna ihtiyacı mı var?

 

Yani kendine yağ çekecek, bal çekecek gazeteci kalmadı da, iş bu devlet memurluğu elbisesi taşıyanlara mı kaldı?

 

Ayıp , çirkin, etik değil..

 

Şimdi yazımı okuyanların, ne olmuş adam sanki politika mı yapıyor, şiir yazıyor, spor yazıyor, yediği yemeği yazıyor, felan fistan diyerek olayı hafife alacak.

 

İşin aslı öyle değil.

 

Eline geçirdiği o imkân ile haksız menfaat temin ediyor…

 

Evet öyle.

 

Valisi, il müdür,. Amiri tırsıyor.

 

Eli kolu uzun, kötü olursak gider yazar, başımıza iş alırız.

 

Buyur buradan yak şimdi…

 

Kardeşim bu senin memurun.

 

Kim neden, niçin izin veriyor gazetede, medyada yazı yazmasına, köşe yazmasına, program yapmasına?

 

Çok meraklı ise bu işe, devlet memuru değil mi, versin dilekçesini yatay geçişle TRT ye geçsin.

 

Yâda Basın yayın enformasyon genel müdürlüğüne geçsin.

 

Ne işi var başka birimde?

 

Eeee… İşte sır orada gizli.

 

Gazetecilikle, köşe yazarlığı ile yakından uzaktan ilgileri yok.

 

Programcılıkla da ilgileri yok.

 

Bulmuşlar bir torpil atmışlar kendilerini medyaya, orada da yıkama yağlama işleri ve bulundukları görevlerde korunup kollanma ve hak etmediği unvanları alma işi…

 

Haksız makam edinip, haksız unvan edinip, iş yapmadan semirterek zaman öldürme…

 

Gidin bakın devlet memuru ama masasının başında değil.

 

Bir bakıyorsunuz dışarıdan fakülte okuyor.

 

Nasıl bu kadar işin içinde zaman buluyor siz hesap edin?

 

Ya çok zeki (!)

 

Öyle olsa bulunduğu yerdeki konum farklı olur.

 

Öyle değil, en alt kademede ya da hiç hak etmediği yerde kadroda.

 

Ama adam yâda kadın KÖŞE YAZARI…

 

Bak sen şu işe…

 

Çok uzun zamandır yazacaktım.

 

Bugün Takvim, haber 7, haberanaliz.net başta olmak üzere bu haber gündeme düşünce yazayım artık dedim.

 

Bu gazetecilik ve medyada yer edinme, köşe yazma bu kadar ucuz mu ve ayağa mı düştü?

 

Ayrıca Devlet memuru bunu nasıl yapar ve ilgili birim amiri, il müdürü, kaymakam, vali nasıl izin verir?

 

Hadi verdiler izni, onlarda yaptı…

 

Bu etik mi, ahlaki mi?

 

Doğru bir iş mi?

 

Bana soracak olursanız 1983 senesinden beri BASIN sektörü ile iç içe çalışan, 15 senedir de sarı basın kartı taşıyan kişi olarak doğru değil derim.

 

Biz aktif siyaset yaptık, o zaman meslekten uzak durduk.

 

Ne zaman aktif siyaseti bıraktık, döndük geldik işimizi yapıyoruz.

 

Tüm Valilere, ilgili kaymakamlara ve amirlere sesleniyorum.

 

Devleti idare eden kişilere sesleniyorum.

 

Devlet memuru olan bu kişilerin basında medyada yazı yazmaları, köşe yazmaları, medyada program yapmaları ve programa katılmaları denetim altına alınmalı.

 

Kendi uzmanlık alanı ve branşın da konuşacak dahi olsa mülki amirden yazılı onay almalı.

 

Kaldı ki devletin memuru hangi izinle köşe yazacak, siyaset yazacak, memleket ekonomisi hakkında, sosyal yaşam hakkında, hiç kendisi ile ilgisi olmayan spor hakkında, folklor hakkında Türk halk müziği, şehrin asayişi, Belediyenin çalışmaları hakkında ahkâm kesecek?

 

Utanmayacak, vali kaymakam, il müdürü bulunduğu kurumun amirini de ara sıra pohpohlayacak…

 

Ayıp ya…

 

Birde çok akıllı ve zekiler ya.

 

Devrin bilgisayar devri olduğunu, internet denen melem şeyin baş gösterdiğini IP numarası denen mevzunu unutmuş olacaklar ki….

 

Bakın ne kaçak göçek işlerde yapıyorlar.

 

Hoşlanmadıkları, sevmedikleri insanların herhangi internet sitesinde haber sitesinde bir haberi var ise altına sahte isimler ve sahte posta adresleri ile ahlaksızca yorum yapıyorlar. Çok akıllılar ya…

 

Zannediyorlar ki, millet yuttu.

 

Bir yazıyı yapacak yorumu yapacaksan şerefli olacaksın adam gibi ismini, cismini yazacaksın.

 

Sahte isimle atıp tutmayacaksın.

 

Milletin namusuna şerefine dil uzatmayacaksın.

 

Sana ayrılan gazetedeki köşede, kendi ismin ve imzanla amirinin, üstteki bürokrasinin poposunu yalayan yalaka yazılar yazacaksın.

 

Ama düşmanlık güttüğün işine gelmeyenlere sahte isimle yorumlar yapacaksın.

 

Sen ya dayak yememişsin, ya sayı saymayı bilmiyorsun.

 

Yâda şu son gelip geçen 7 yıl seni iyice azdırmış

 

Köpeksiz köy bulmuş değneksiz geziyor derler ya, o misal olmuşsun.

 

Her ne kadar şu ortamda TAŞLARI bağlamış, köpekleri salıvermişlerse de, Sen o taşları bağlayanlar pek fazla güvenme…

 

Bilmem anlatabildim mi?

 

Sonsöz..

 

Başbakan, Bakan, Müsteşar, Genel müdür, Vali, Kaymakamlar başta olmak üzere DEVLET MEMURU OLUP bu tür gazete, dergi medyada köşe yazanlara bir çeki düzen verin, kaldırın şu kanunsuzluğu ve etik olmayan ahlaksız işi.

 

Çok lazımsa bulundukları yerde dergi çıkarsınlar alım balım peteğim deyip kendileri çalsın kendileri söylesinler.

 

Vatandaşın aklını, kafasını ne karıştırıyorsunuz?

 

Vatandaş biliyor mu bunların devlet memuru olduğunu?

 

Yazıyorlar…

 

Neyi doğru yazıyor?

 

Neyi, ne için yazdığını Allah bilir.

 

Bu günlük bu kadar…

 

 

 

MUSTAFA GÖKTAŞ

 

 

http://groups.google.com.tr/group/mustafa-gokta

 

mustafagoktas006@gmail.com

 

Bu Yazı Toplam 1059 Defa Okunmuştur
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı
 

İstanbul Arnavutköy'de Satılık Arsaların Fiyatları
İstanbul Arnavutköy'de Satılık Arsaların Fiyatları

Muhteşem kampanyalar Digitürk’te sizleri bekliyor
Muhteşem kampanyalar Digitürk’te sizleri bekliyor

Aygünler Mobilya Küçükkö'de!
Aygünler Mobilya Küçükkö'de!

Gökkuşağı Hipermarket Büyüyor
Gökkuşağı Hipermarket Büyüyor

Başbakan Hastaneye Kaldırıldı
Başbakan Hastaneye Kaldırıldı

Brüksel'de silahlı çatışma
Brüksel'de silahlı çatışma

Stad Kana Bulandı
Stad Kana Bulandı

Erdoğan Fildişi sahilinde
Erdoğan Fildişi sahilinde

Acımasızca infaz ettiler
Acımasızca infaz ettiler

Kebap ve döner yasaklandı
Kebap ve döner yasaklandı

 
 
Tüketici Haklarınızı Biliyor musunuz?
Evet, biliyorum.
Hayır, bilmiyorum.
Öğretilmediği için bilmiyorum.
İhtiyacım olduğu zaman öğreniyorum.
Hiç ilgilenmiyorum.
Ahmet Kekeç
Şimdi de Suriye Kürtleri mi çıktı başımıza?
İbrahim Karagül
Kaza ya da sabotaj çıkarsa ne olacak?
Prof.Dr.Murat GENÇBAY
KALP HASTALIKLARI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Nuran KESEN
Başbakan R.T. Erdoğan'a ithafen..
   Tüm Yazarlar
 
 

 

 :: Ana Sayfa :: Günün Haberleri :: İletişim

  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: +90 212 667 66 66  |  Faks: +90 212 476 44 88  |  Destek: marmarayayingrubu@gmail.com
Sayfa Üretimi: 0.7863
Haberler artık Outlook'ta