Dünya'nın Haberleri Bu kentte

Arama :  
Tavsiye Et Günün Haberleri Ana Sayfam Yap Sitene Ekle Seri İlanlar İletişim Künye

 

 
 
 
 Namaz Vakitleri

 


 
 
 
 
 
 
 
 

 

İstanbul 2.bölgeden Milletvekili aday adayı olan Songül Demirci sorularımızı şöyle cevapladı:
 Reklam
'Her kesimin sesi olacağım'
26 Şubat 2015 Perşembe 10:26
İstanbul 2.bölgeden Milletvekili aday adayı olan Songül Demirci sorularımızı şöyle cevapladı:

SORU: Öncelikle bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. İlk olarak bize kendinizi tanıtır mısınız?
CEVAP: 1968 yılında Elazığ-Maden ilçesinde doğdum. İlk ve  orta öğrenimimi Malatya’da tamamladım. Lisans  eğitimime 1987 yılında Atatürk Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümünde başladım. Başörtüsü nedeniyle okuldan atılmalar, uzaklaştırmalar ve 
tutuklanmalarla eğitim hakkımız ellerimizden alındı. 2006 yılında ikinci üniversite olarak Amerikan 
Newport Üniversitesi’nde Davranış Bilimleri Lisans  eğitimine başladım. 2009 yılında mezun oldum. Şu an 
İstanbul Üniversitesi’nde Sosyoloji lisans eğitimim  devam etmekte. İş hayatıma; 2009 yılında kurduğum ve halen Yönetim 
Kurulu Başkanlığını yaptığım İpekyolu Eğitim ve Danışmanlık Şirketinde devam etmekteyim.Yaşamım boyunca birçok Sivil Toplum Kuruluşunda aktif görevler aldım. 1993-1996 yılları arasında Malatya İslami Dayanışma Vakfında görev yaptım. Daha sonra ki yıllarda İstanbul MAZLUM-DER Kadın Komisyonunda görev aldım, AKDAV (Aksa Eğitim ve Dayanışma Vakfı) Kadın kolları 
kurucu üyeliği ve daha sonra Kadın kolları başkan yardımcılığı görevlerinde bulundum. RUHSAK (Ruh Sağlığında Aktif Kadınlar Grubu) yönetiminde görev aldım. Halen HALİÇ-DER Kadın Kolları Başkanlığı ve DÜNYEV (Dünya Yetimler Eğitim Vakfı) Kâğıthane Şubesi yönetiminde görev almaya devam etmekteyim.Aynı zamanda; MÜSİAD ve İTO Kadın Girişimci 
Gruplarının yönetiminde çalışmaktayım. 4. Olağan Kongreyle AK Parti Kağıthane İlçe Başkan Yardımcılığı 
görevini ifa ettim.
İngilizce ve Kürtçe bilmekteyim.
Evli ve 4 çocuk annesiyim.

SORU: Teşekkür ederiz Songül Hanım, biraz klişe olacak ama eğer seçilirseniz niçin milletvekili düzeyinde siyasete girmeyi istediniz?
CEVAP: Az evvel bahsettiğim gibi aslında bir kadın olarak belki de Türkiye’de çok kadına nasip olmayacak bir avantaja sahip olduğumu düşünüyorum. Üniversiteye kadar Malatya’da, Gıda Mühendisliğini Erzurum’da okudum, ardından evlilik ve iş hayatı daha sonra yeni bir üniversite sürecini ise İstanbul’da yaşadım. Bu durum benim farklı zamanlarda, farklı kesimleri, farklı bölgeleri ve farklı insanları tanımamı sağladı. Öğrencileri, kadınları çocukları, erkekleri gözlemledim bu bilinçsiz değil bilakis bilinçli bir gözlem ve duyarlılıktı. O kadar ki Gıda Mühendisliği yıllarında bile insan psikolojisi üzerine eğitim alma fikri oluştu. Daha sonra eğitimimi insan psikolojisi üzerine tamamlamam ve bu alanda uzun yıllar çalışmamın ortaya çıkardığını düşündüğüm birikimimi inandığım sahada ve inandığım insanlarla değerlendirmek ve ülkem adına gördüğüm sorunların çözümünde katkıda bulunabileceğime olan inancım bu kararı almamı sağladı.

SORU: Peki ülkenin kanayan yarası olarak gördüğünüz ve acilen çözüme kavuşturulması gereken sorun veya sorunlar nelerdir?
CEVAP: Evet, elbette birçok sorun sıralanabilir. Biz 9000 yıllık geçmişi olan 92 yıllık bir devletiz ve bu derin kökler sayesinde geleceğe yürüyen bir toplumuz. Büyük toplumların da büyük problemlerinin olması gayet doğaldır. Gerek geçmişten miras aldığımız gerekse globalleşen dünyanın ürettiği birçok sorun sayabiliriz. Üstelik bu problemler öyle 5-10 yıllık iktidarların çözüm getirmesi beklenemez. Çünkü her sorunun temelinde yatan eğitim olgusu geç meyve veren bir ağaçtır.
Bir aile danışmanı ve psikolog olarak aynı zamanda bir kadın duyarlılığı ile diyebilirim ki en çok ilgi duyduğum problem genel manada “kadın” yani toplumun temel taşı, bel kemiği, her çocuğun ilk öğretmeni, yeni nesilleri yetiştiren kadınlarımızın her türlü sorunu. Gönül isterdi ki bu soruya sadece “insan” diyebileyim fakat bahsettiğimiz sorunları üreten güçler konuyu bize kadın ve erkek olarak dayatıyor.

SORU: Bu ayrımla neyi kastediyorsunuz?
CEVAP: Şöyle ki meseleyi tespit ederken ve çözümler üretirken kadın ve erkek ayrımına gitmeden insan olarak bakarsak aslında problemin büyük kısmını baştan çözmüş oluruz. Oysa ki sorunu üreten güçler insana insan olarak değil öncelikle kadın ve erkek olarak baktığı için problemlerin çoğu maalesef kadınlar etrafında toplanmış oluyor. Hatta diyebiliriz ki problemi üreten güç sahipleri de erkek egemen bir yaklaşımla hareket etmektedirler.

SORU: Peki kadın etrafında toplandığını düşündüğünüz problemler nelerdir?
CEVAP: Bu problemlerin neler olduğuna geçmeden önce problemin kaynağını belirmekte fayda var diye düşünüyorum. Bana göre problemin asıl kaynağı geleneksel dünyamızda ve modernitede kadının yanlış yorumlanmasıdır.

SORU: Peki Songül Hanım, bu güne kadar aslında birçok hükümetin çözümü için uğraştığı bu problem neden hala toplumun temel problemlerden sayılıyor.
CEVAP: Daha önce de belirttiğim gibi kadının konu olduğu bu problem çok köklü, üstelik çağımızın da getirdikleriyle dünyada her problemde olduğu gibi hızlanarak artıyor. Bu konu hükümetlerin ya da yasama organı olan TBMM’nin önlem alarak engel olarak, caydırıcı cezalar uygulayarak çözebilecekleri bir sorun değildir. Zira idam cezasının uygulandığı bir çok ülkede görüyoruz ki kadına yönelik şiddet olayları ülkemizin kat be kat üzerinde.  
AK parti hükümeti iktidara geldiği ilk günden bu güne kadar hiçbir iktidarda görülmemiş bir duyarlılıkla bu meselenin üzerine düşmüş ve atılabilecek birçok adımı atmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun bu konudaki hassasiyetini her kesimden insan bilmektedir. Zira ben de onların kendilerine dava edindikleri bu konudaki hassasiyetlerine inandığım ve yakinen de bildiğim için tercihimi bu partiden ve gönül birliği kurduğum bu insanlardan yana kullandım.

SORU: Peki bu tespitleriniz üzerine şunu sormak isterim. Sizin de hassasiyetle yaklaştığınız bu sorunlar için getirebileceğiniz çözüm önerileriniz nelerdir?
CEVAP: Toplumu oluşturan temel yapı taşı ve toplumu ayakta tutan ailedir. Tersinden düşünürsek eğer bir toplumu yıkmak, zayıflatmak isterseniz işe aileden başlamak gerekir. Bu nedenle öncelikle aileyi güçlendirerek bireyi güçlendireceğimize inanıyoruz. Aile ortamı ne kadar sağlıklı, huzurlu, kapsayıcı olursa aile bireyleri de o kadar sağlıklı olur. Kadına yönelen ya da daha geniş olarak ele alacak olursak insana uygulanan her türlü şiddet yine bir başka insan tarafından gerçekleştirilir. Her çocuğun, şiddete maruz kalanın da şiddet uygulayanın da bir birey haline gelmesinde en önemli etken annedir, yani kadındır. Dolayısıyla bu sorunların çözülmesinde atılacak ilk adım aile içi ilişkilerin düzeltilmesine yönelik olmalıdır. Takdir edersiniz ki bu da ancak eğitimle olur. Yalnız bu eğitim sadece kadın bazında değil erkeklerin de her anlamda bilinçlendirilmesiyle sağlanmalıdır. Bu bilinçlendirme okulda verilecek derslerle olamayacağı gibi tüm ailelere kurs verme olanağı da yoktur. Bunun için topluma yönelik topyekün bir bilinçlendirme çalışması yapılmalıdır.

SORU: Songül Hanım, siz de bir kadınsınız. Türkiye’de kadın olmak dersek ne dersiniz.
CEVAP: Bu yola çıkarken kendime ilke belirlediğim belli hususlardan bir tanesi de olaylara ve insanlara kucaklayıcı bir tavırla yaklaşmaktır yani amacım her kesimden insanın sesi olmaktır. Bu nedenle sorunuza şöyle cevap verebilirim: Köyde bir kadın olmanın ayrı zorlukları, çalışan kadın olmanın ayrı zorlukları, dul kadın olmanın ayrı zorlukları ve bu günkü bütün zorlukların temelinde kadın olmak yatıyor. Çözümün temelinde ise kadına kadın, erkeğe erkek olarak değil insan olarak bakma algısını yerleştirmek gerekiyor.
Şahsım adına ise ben birçok kadın gibi başörtülü bir kadın olmanın en zor zamanlarında yaşamış biriyim. Tabi ki 28 Şubat süreciyle zirvesini yaşayan zamanlardan bahsediyorum. Benim ülkemde bir zamanlar başörtülü kadınlar eğitim öğretim hakkından mahrum edildi, genç kızların kişilikleri rencide edilerek okul önlerinde başları zorla açtırıldı, memuriyetlerine son verildi. Ne kadar manidardır ki “Atın bu kadını” ifadeleriyle başörtülülerin layık görülmediği bu mecliste her kesimden kardeşlerimle her kesimden kardeşlerime hizmet etme heyecanı duyuyorum.

SORU: Songül Hanım şimdi sizden başka bir konu hakkında fikrinizi almak istiyorum. Barış ve Kardeşlik Süreci hakkında ne düşünüyorsunuz? 
CEVAP: Barış ve Kardeşlik Süreci belki 90 yıllık bir sorunun çözülmesi demektir. Ölen her gencimizin arkasından aynı Fatiha okundu, aynı ağıtlar yakıldı, anneler aynı göz yaşını döktü. Anneliğin ideolojisi olmaz. Sorun aslında Türk-Kürt sorunu değildi. Süreç aslında bu konuyla alakalı ilk kez inisiyatif alındığı için bile çok anlamlıdır. Türkiye’de kardeşin kardeşi vurduğu dönemleri yaşamış insanlar olarak bugün geldiğimiz noktayı düşündüğümüzde gözlerimizin dolmaması elde değil. Bu sorunun çözümü için sadece siyasi kariyerini değil canını ortaya koyan başta Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu, Hakan Fidan ve Efkan Âlâ ile tüm kadrolara minnet ve şükran borçlu olduğumuzu düşünüyorum. Ben de bugün AK Parti’den aday adayı olarak o kadrolarla omuz omuza aynı mücadelenin içinde olduğumu ortaya koymak istedim. Tarihi doğru okuduğumuzda Anadolu coğrafyası ne zaman şaha kalktıysa Türkler ve Kürtler birlikte hareket ediyordu. Bugün 2023, 2053 ve 2071 gibi hedefler konuşuluyorsa ve biz o hedeflere ulaşmak istiyorsak kardeşliğimizi sağlamamız gerekiyor. 

SORU: Vakit ayırdığınız için teşekkür ediyor çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
CEVAP: Ben de düşüncelerimi ifade etme fırsatı verdiğiniz için size teşekkür ederim




Etiketler : 'Her, kesimin, sesi, olacağım',



Bu Haber Toplam 1916 Defa Okunmuştur
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı
 

Esnafta Halkta Rahatlayacak
Esnafta Halkta Rahatlayacak

Ramazan ALTAN, Sahaya Farklı İniyor
Ramazan ALTAN, Sahaya Farklı İniyor

İstanbul Arnavutköy'de Satılık Arsaların Fiyatları
İstanbul Arnavutköy'de Satılık Arsaların Fiyatları

Muhteşem kampanyalar Digitürk’te sizleri bekliyor
Muhteşem kampanyalar Digitürk’te sizleri bekliyor

Aygünler Mobilya Küçükkö'de!
Aygünler Mobilya Küçükkö'de!

Gökkuşağı Hipermarket Büyüyor
Gökkuşağı Hipermarket Büyüyor

Başbakan Hastaneye Kaldırıldı
Başbakan Hastaneye Kaldırıldı

Brüksel'de silahlı çatışma
Brüksel'de silahlı çatışma

Stad Kana Bulandı
Stad Kana Bulandı

Erdoğan Fildişi sahilinde
Erdoğan Fildişi sahilinde

 
 
Tüketici Haklarınızı Biliyor musunuz?
Evet, biliyorum.
Hayır, bilmiyorum.
Öğretilmediği için bilmiyorum.
İhtiyacım olduğu zaman öğreniyorum.
Hiç ilgilenmiyorum.
Ahmet Kekeç
Şimdi de Suriye Kürtleri mi çıktı başımıza?
İbrahim Karagül
Kaza ya da sabotaj çıkarsa ne olacak?
Prof.Dr.Murat GENÇBAY
KALP HASTALIKLARI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Nuran KESEN
Başbakan R.T. Erdoğan'a ithafen..
   Tüm Yazarlar
 
 

 

 :: Ana Sayfa :: Günün Haberleri :: İletişim

  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: +90 212 667 66 66  |  Faks: +90 212 476 44 88  |  Destek: marmarayayingrubu@gmail.com
Sayfa Üretimi: 0.9718
Haberler artık Outlook'ta