Dünya'nın Haberleri Bu kentte

Arama :  
Tavsiye Et Günün Haberleri Ana Sayfam Yap Sitene Ekle Seri İlanlar İletişim Künye

 

 
 
 
 Namaz Vakitleri

 


 
 
 
 
 
 
 
 

 

MÜSİAD büyümenin finansmanı için bankacılık sektörüne ve refahın adil dağılmasına dikkat çekti.
 Reklam
2013 ekonomi raporunu açıkladı
25 Haziran 2013 Salı 15:41
MÜSİAD büyümenin finansmanı için bankacılık sektörüne ve refahın adil dağılmasına dikkat çekti.

MÜSİAD 2013 ekonomi raporunu açıkladı MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, MÜSİAD'ın 2013 yılı Güven Ekonomisinde Büyümenin Finansmanı isimli raporunu MÜSİAD Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısı ile açıkladı. MÜSİAD büyümenin finansmanı için bankacılık sektörüne ve refahın adil dağılmasına dikkat çekti. Hakan GÖKSEL'in haberi MÜSİAD'ın her yıl geleneksel olarak küresel ve ulusal ekonomideki gelişmeleri kapsamlı bir şekilde değerlendirerek hazırladığı raporlar Türkiye ekonomisi için, sadece konjonktürel değil, aynı zamanda vizyoner bir tablo ortaya kouyor. "Güven Ekonomisinde Büyümenin Finansmanı" başlıklı raporda finansman sorununa dikkat çekilerek "Bankacılığın Teminata Kredi Veren Sistemden Projeye de Kredi Veren Sisteme Geçmesi, Kamu Bankalarının, Mevduat Bankacılığı Kadar, Yatırım Bankacılığı Faaliyetlerinin de Ağırlık Kazanması, Bankacılık Sisteminin Proje Finansmanı için Teşvik Edilmesi, Kamu Projelerinin Finanse Edilebilir Ölçeklere Bölünmesi ve Projelerin Gerçekleştirilmesinde Tabanın Genişletilmesi, Enerji Yatırımlarında, Orta Büyüklükteki İşletmelerin de Önünün Açılması, Büyük Ölçekli Portföy Özelleştirmelerinde, Kademeli Uygulama, Kamu-Özel Sektör İşbirliklerinin Daha Fazla Etkin Kılınması" çözüm önerilerine yer verildi. 2012'nin konusu "orta gelir tuzağı" idi MÜSİAD'ın 2012 Ekonomi Raporu'nun ana teması, Kalkınma Yolunda Yeni Eşik; Orta Gelir Tuzağı idi. Türkiye'nin orta gelir grubundan sıyrılıp, 25.000 $'lık bir hedefe ulaşarak, yüksek gelirli ülkeler arasına girebilmesi için, ülkelerin karşı karşıya kaldığı bu tuzağın bilinciyle hareket edip, adımlarına dikkat etmesi gerektiğine işaret etmiş; MÜSİAD olarak, orta gelir tuzağını, kalkınma yolunda yeni eşik olarak tanımlamıştı. Olpak yaptığı konuşmada raporun amacını "MÜSİAD olarak, ekonomimizin rakamsal olarak büyümesini elbette önemsiyoruz. Fakat sadece bununla yetinmiyoruz. Asıl olarak, gelirin ve refahın adîl dağılımını sağlayacak makro ve mikro politikaların, gerek iktisadî, gerek sosyal ve siyasî sahalarda verimli uygulanmasıyla sağlanacak bir kalkınmayı amaçlıyoruz. MÜSİAD olarak, böyle bir kalkınma için zorunlu gördüğümüz politikaları, hedeflediğimiz müreffeh bir Türkiye resminin parçaları oldukları için önemsiyoruz" diyerek anlattı. Olpak 2012 yılının Türkiye için, makroekonomik göstergelerde dengelenme yılı olarak kayıtlara geçtiğini anlattığı konuşmasında "2010 ve 2011 yıllarında rekor büyümelere imza atan ülkemiz, yapısal sorunlarından ötürü kronikleşen, büyüyen bir carî açık problemiyle karşı karşıya geldi. Bu sebeple, geçtiğimiz yılı, bir frene basma ve yapısal sorunlarımızdan kaynaklanacak muhtemel riskleri kontrol altına alma yılı olarak gördük.Ekonomide yavaşlamayı sağlayan politikalar sonucunda, 2012 yılında, bir anlamda, büyümeden fedakarlıkta bulunarak carî açık problemini kontrol altına almış ve %2,2 oranında bir büyümüştür." dedi Olpak konuşmasında küresel krizin göstergelere en net şekilde yansıdığı 2009 yılından 2012 yılına, hatta 2013'ün ilk çeyreğine kadar, gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde negatif büyüme oranları, malî dengelerde istikrarsızlık, artan işsizlik gibi, iktisadî, sosyal, siyasî yansımaları olan pek çok sorunun henüz çözüme kavuşturulamadığına değindi.. Olpak açıklamasında "Türkiye'nin 4 derecelendirme kuruluşundan, 19 yıl aradan sonra tekrar yatırım yapılabilir kredi notunu alması, ülkemizin son 10 yıllık süreçte göstermiş olduğu başarının, uluslararası arenada da takdir gördüğünün ispatı olmuştur. Biz bunu, Güven Ekonomisi olarak adlandırıyoruz" dedi. Olpak henüz engellerin ortadan kalmadığını engellerin büyüklüğünün ortada olduğunu, dünya zor bir dönemden geçtiğini ve Türkiye'nin de bu durumdan etkilendiğini belirtti. Türkiye'nin Gücü test edildi MÜSİAD Başkanı Nail Olpak konuşmasında Gezi Parkı olaylarına da değindi Türkiye'nin gücünün test edildidiğini söyledi. Olpak "Mayıs sonunda, çevre hassasiyeti ile başlatılan eylemlerin, amacından saptırılarak başka amaçlar uğruna provoke edildiğine şahit olduk. MÜSİAD olarak, farklı düşüncelerin, şiddet içermeden ve şiddetle karşılaşmadan ifade edilebilmesini savunduk. Elbette, demokrasiden ve özgürlüklerden yanayız. Ancak, talepleri ifade etme özgürlüğünün, ülkenin başbakanına hakaret etme, kamu ve vatandaşa ait mallara, sosyal hayata, iş hayatının sürmesine zarar verme aşamasına getirilmesine ve gösteri terörüne de karşıyız. Bu olaylarda, Türkiye'nin gücü test edildi. Türkiye'nin bankacılık sistemi, finans kurumları, borsası, piyasaları test edildi. Türkiye'nin kamu maliyesi, kamu idaresi, sinirleri, vatandaşın farklı görüşlere tahammülü test edildi" dedi. Olpak geçmiş dönemleri hatırlatarak "Bir tartışmayla gecelik faizin %7.200'lere çıktığı Türkiye'den, gösteriler sebebiyle, piyasalarının beklendiği oranda etkilenmediği bir Türkiye'ye geldik. Bunda, barış ve demokrasi atılımlarıyla daha güvenli hale gelen Türkiye'nin, huzur arayışının büyük payı vardır" dedi. Raporun bu yılki konusunun "finansman sorunu" olduğuna dikkat çeken Olpak, "Güven Ekonomisinde Büyümenin Finansmanı" başlıklı raporun içeriğini şöyle özetledi : Ekonomimezdeki 2012 yılındaki soğutma, riskleri kontrol altına almayı amaçlıyordu. Nitekim, Türkiye'nin büyük riski kabul edilen cari dengesi, küçülme eğilimine girmiş ve 50 milyar $'ın altına düşmüştür. Türkiye'nin ihracatının ithalata bağımlılığının yüksek olması ve tasarruf oranlarının düşüklüğü sebebiyle, ülkemiz finansman konusunda dışa bağımlılığını sürdürmektedir. Bu ise, ülkemizin uzun soluklu koşusunda dış kaynaklı risklere karşı kırılganlığını arttırabilmektedir. Dünyanın değişmekte olan iktisadî haritasında, politikaların sadece ekonomik modellemelere göre değil, aksine ekonomi-politiğin şekillendirmesiyle oluştuğu göz önünde bulundurulduğunda, etkin ve verimli bir finansman politikasının, güven ekonomisi için ne kadar önemli olduğu takdir edilecektir." Bu çerçevede, 2013 Türkiye Ekonomisi Raporumuz ile MÜSİAD olarak, finansman kaynağı oluşturulması konusunda önerilerimiz ile, özellikle ekonominin lokomotifi işletmelerimizin ve geleceği şekillendirecek girişim faaliyetlerinin, oluşan finansal kaynaklara ulaşımındaki problemlerine değiniyor ve çözüm önerileri sunuyoruz." MÜSİAD'IN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ MÜSİAD Başkanı Nail Olpak, Güven Ekonomisinde Büyümenin Finansmanı konulu MÜSİAD'ın 2013 raporunda çözüm önerilerini şu şekilde açıkladı: 1. Bankacılığın Teminata Kredi Veren Sistemden Projeye de Kredi Veren Sisteme Geçmesi: Gelir-gider dengesi ve nakit akışı doğru biçimlendirilmiş, bilançosunu ortaya şeffafça koyan projelerin, makul teminatlar alınarak, kaliteli ve hızlı finansman bulabilmeleri 2. Kamu Bankalarının, Mevduat Bankacılığı Kadar, Yatırım Bankacılığı Faaliyetlerinin de Ağırlık Kazanması: Kamu bankaları, doğru şekilde yönetilmek kaydıyla, kar optimizasyonuna yönelebilir ve bu konuda öncülük yaparak, piyasa yapıcı ve yönlendirici rol oynayabilir 3. Bankacılık Sisteminin Proje Finansmanı için Teşvik Edilmesi: Ticari krediler noktasında talep sıkıntısı olmayan mevcut bankacılık sisteminin, ticari hayat için normal olan, ancak bankacılığın mevcut çalışma sistemine göre daha fazla risk taşıyan modele yönlendirilebilmesi için, piyasa koşulları içinde önerilen sistemin de teşvik edilmesi. Melek Yatırımcılara sermaye sağlayan işletmelerdeki uygulamadan yola çıkarak, proje finansmanının, bankacılık sistemi için, pozitif bir ayrımcılıkla teşvik edilmesi 4. Kamu Projelerinin Finanse Edilebilir Ölçeklere Bölünmesi ve Projelerin Gerçekleştirilmesinde Tabanın Genişletilmesi: Kamu projelerinin daha küçük ölçeklerde ihale edilmesi, ihaleleri daha geniş bir yelpazeye açma. Büyük ölçekli projeler, çok büyük dilimler halinde değil, parçalanarak hayata geçirme. Belirli bir teknolojik olgunluğa sahip, ancak çok büyük projeler için yeterli kaynağa henüz sahip olamamış işletmelerin de, ekonomiden daha fazla pay almasını yolunu açma. Büyük ölçekli projelerde, daha fazla yatırımcının proje yapma yeteneğini arttırması, buna bağlı olarak uluslararası arenada da söz sahibi olmalarının önünün açma Teklif sunan konsorsiyumlarda, bir ortağın iş bitirmesinin yeterli görülmesi ve bu yolla daha geniş katılımlı konsorsiyumlara imkan tanıma 5. Enerji Yatırımlarında, Orta Büyüklükteki İşletmelerin de Önünün Açılması: Özel sektör yatırımlarında orta büyüklükteki işletmeler, büyük ölçek engeli ile karşılaşmasını önleme. Orta ölçekli yatırımcılarımız için de fırsat eşitliği sağlanması ve buna uygun portföylerin oluşturulması 6. Büyük Ölçekli Portföy Özelleştirmelerinde, Kademeli Uygulama Büyük ölçekli portföy özelleştirmelerinde, kamunun elindeki hisselerin tamamını blok yöntemle değil kademeli bir hisse devri opsiyonu ile yapma Kamu-özel sektör ortaklığına bir müddet daha devam etme 7. Kamu-Özel Sektör İşbirliklerinin Daha Fazla Etkin Kılınması: Orta ve uzun vadeli büyüme hedeflerini yakalayabilmek, yeterli sermaye birikimi oluşmasına katkı sağlayabilmek, özel sektörün tek başına girmeyeceği alanlardaki büyük yatırımlar ve altyapı projelerinde, daha makul proje büyüklükleriyle, kamu-özel sektör işbirliklerinin etkinlikle yapılması ve önündeki mevzuat engellerinin kaldırılması Olpak konuşmasının sonunda "Sürdürülebilir büyümenin sağlanması ve oluşan refahın adil bir şekilde paylaşılması için tabi ki makro, mikro ve mezo politikaların bir eşgüdüm içerisinde ele alınıp uygulanması gerekmektedir" dedi Olpak sözlerini şu şekilde tamamladı: "GSYH dinamiklerini irdeleyen; basiretli para politikası, ihtiyatlı finansal regülasyon ve disiplinli mali politikaları içeren, makro, * Ekonominin oyuncularını doğrudan etkileyen; üretim politikası, teknoloji politikası, istihdam politikası, eğitim politikası, yatırım politikası, tasarruf politikalarından oluşan, mikro bakışın yanı sıra, * Sektörleri de ele alan mezo düzey bir analizle, üçlü bir model kurarak, oluşturulacak politikalar, ekonomimizin fotoğrafını bir bütün olarak çekmemizi sağlayacaktır. Zaten hedeflenen kalkınma modelinin başarısı da, işte bu 3 seviyeli politikalar arasındaki güçlü ilişkiye, sıkı sıkıya bağlıdır"


Kaynak: haber7
Referans: haber7.com.tr
Etiketler : müsiad, nail, opak, ekonomi,



Bu Haber Toplam 1891 Defa Okunmuştur
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı
 

İstanbul Arnavutköy'de Satılık Arsaların Fiyatları
İstanbul Arnavutköy'de Satılık Arsaların Fiyatları

Muhteşem kampanyalar Digitürk’te sizleri bekliyor
Muhteşem kampanyalar Digitürk’te sizleri bekliyor

Aygünler Mobilya Küçükkö'de!
Aygünler Mobilya Küçükkö'de!

Gökkuşağı Hipermarket Büyüyor
Gökkuşağı Hipermarket Büyüyor

Başbakan Hastaneye Kaldırıldı
Başbakan Hastaneye Kaldırıldı

Brüksel'de silahlı çatışma
Brüksel'de silahlı çatışma

Stad Kana Bulandı
Stad Kana Bulandı

Erdoğan Fildişi sahilinde
Erdoğan Fildişi sahilinde

Acımasızca infaz ettiler
Acımasızca infaz ettiler

Kebap ve döner yasaklandı
Kebap ve döner yasaklandı

 
 
Tüketici Haklarınızı Biliyor musunuz?
Evet, biliyorum.
Hayır, bilmiyorum.
Öğretilmediği için bilmiyorum.
İhtiyacım olduğu zaman öğreniyorum.
Hiç ilgilenmiyorum.
Ahmet Kekeç
Şimdi de Suriye Kürtleri mi çıktı başımıza?
İbrahim Karagül
Kaza ya da sabotaj çıkarsa ne olacak?
Prof.Dr.Murat GENÇBAY
KALP HASTALIKLARI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Nuran KESEN
Başbakan R.T. Erdoğan'a ithafen..
   Tüm Yazarlar
 
 

 

 :: Ana Sayfa :: Günün Haberleri :: İletişim

  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: +90 212 667 66 66  |  Faks: +90 212 476 44 88  |  Destek: marmarayayingrubu@gmail.com
Sayfa Üretimi: 1.1344
Haberler artık Outlook'ta